Bicümle.NET sitemizde şuan da
TOPLAM 186 KİŞİ cümle okuyor, yorum yapıyor veya siteyi dışardan izliyor.. |
|
|
yamaçlarımda senli güzel düşlerim var, ama... düşlerime damlayan zehir de sensin yâr !
Bitiyor zaman.. Tüm saatler kum saatinin içinde birbiri üstüne yığılıyor.. Sahte mutluluklar giyiniyor sözcükler.. Sen-ben savaşında imtiyazsız yarınlara bugünden açıyorum gözlerimi.. Savaşacak kadar bile yakın olmayışımızı bilirim.. Bilirim, acı verişindir bu kadar sözcük dizdiren.. Ömrümü ömrünün ardında sürüyen..! Aynaları kırıldı mutluluğumun.. Söz dinlemeyen yanımı artık çok iyi tanıyorum.. Ayağım takılıyor bir acıya ve yokluğunun üstüne düşüyorum.. Hala üşüyorum..! İğne deliğinden geçiriyorum sevdayı.. Sen oluyor nakışımın adı.. Bir an sen oluyorum anlayışsız, vurdumduymaz.. Sonra bana dönüyorum.. Bak hala ağlıyorum? Harf harf işlerken kelimelerimi, şimdiden yerleştiriyorum acılarımı parmaklarımın ucuna.. Son düşen cemreyi de ayırıyorum payıma.. Kapatıyorum gözlerimi.. Hadi git yâr, geldiğin gibi.. Acıttığın yerden tüm acılarımı da topla git hadi.. Anlamadım yâr Sen mi yâr olmadın yoksa ben mi yarenlikten uzaktım..? Hangi kıyıya vurmuştu aramızdaki eksik o taş..? Hangi şarkıda yarım kalmıştı notamız..? Hangi satır içine sığdırabilmişti de seni; sen bulunmazım olmuştun..? Ah yâr sana bağlamazsam sözcüklerimi, hep anlamsızlık oluyor yüreğimin dili.. Sana bağlandığında da gözyaşına paralel oluyor.. Yok, mu önümde senden gayri gidecek bir yol..? İçim yine aynı mısra´ları tekrarlıyor.. Yamaçlarımda senli güzel düşerim var.. Ama düşlerime damlayan zehir de sensin yâr.. Bulamadım yâr.. Seni bu kadar ararken kendime bir mutluluğu da bulamadım.. Zamandan bir bir çalıp saatleri sızlayan yanlarıma kattım.. Ben acıyı aşka yama yaptım.. Hafife almadım duyuları.. Kuytu köşelerde ölümüne besledim sevdayı.. Acıydı bildiğim aşkın ön adı.. Hiçbir şehre sığmadı yüreğim.. İzmir sen de yüreğimi ayaklarına doladın.. Ve sen düştün ben kanadım.. Ezildim, yarama yine koskoca bir kenti bastım... Büyük bir uykudan ibaret sandım satırlarda yaşamayı.. Kelimeleri vurdum kumsallara.. Canımı ağrıttım ardında.. Ve bir taş daha attım içimin karanlık dehlizine.. Hüzün meskenine kilitli aşk hangi makamı kabul ediyordu ki sözlerine..? Hangi yaram düşlerimi sana vurduğumda acı damlatmıyordu..? Gerçeğimde olmayan yâr gönlümden git..! Hadi git..! Ben sarsılan bir şehrin enkazı olmaya razıyım.. Ben, yine kâbuslar saklarım yatak başlarımda.. Ve sana şiirler biriktirmekten vazgeçerim.. Sessizliğimin sesini dinlerim bir sonbahar sabahında.. Hadi git yâr..! Daha fazla sen yüklenemiyor kalbim..! Daha derin düşleri kaldıramıyor bedenim..! Kalmadı lügatimde içimi yakmayan bir söz.. Bendeki resmini sakladığım sandık; bir çift göz? Yâr..! ekseni değişti artık dünyamın.. Ne geceleri uykuya teslim ediyorum düşüncelerimi.. Ne de sabahları gündoğumlarıyla yeni bir yelken açabiliyorum kurtuluşuma.. Her benle başlayıp senle devam etmek zorunda olan gün, dikenli bir dal oluyor bana.. Hadi gönlüm.. Defalarca düş uçurumlardan, kan-revan ol.. Ve boşalt içini.. Damarlarından ansızın geçen ve ?yar?ı anlamlı kılan ezinci katlet.. Bitir bu sonsuz şiiri.. Son bulsun ağıt tadındaki sevgi söylemleri.. Yâr yüreğimdeki ?is?ini başka bir yere sevk et hadi.. Ah yâr gün gün mısralar döktün içime.. Yüreğimi sana dair söylenmiş mısralarımla yıkadın.. Ben hep sana uzaktım.. Yollarda kaybolsam sen önüme çıkan tuzaktın.. Ben, her gece gözyaşlarımla yıkadığım masallarımı saçlarına yolladım.. Saçlarından kulaklarına musalla taşı gibi bir soğuklukla inip, beni sana anlatır sandım.. Yanıldım?! Hicran yağmurlarından sıyrılıp ötelerde kendimi aradım, bulamadım.. Hayatımın gençlik satırlarında adı geçen yâr.. Sırtımı her döndüğümde bir can yitirdim bu bahar..! İdama giderken hislerim, güneşim yüzünü görmeyi bekledim hep.. Kalemi kırık bir aşkı mühürledim yüreğime.. ?unuttum? diye haykırırken bile unutmadığımı ispatlıyordum kendime.. Yoruldum yâr.. Bütün kapılarımı kapatmaya hazırlanıyorum gönlümün.. Kimliğimi hediye edip bu şehre, her bir adımımda anıları sürükleyip ardımdan ve rotamı da ekleyip nabzıma gidiyorum.. Mutlu günlerin gelmesini bekleyen çehremdeki çizgileri siliyorum.. Ceplerimi dolduruyorum yedekteki acılarla.. Her sabah yüzümü yıkadığım tavana asıyorum hayallerimi.. Ansızın içime düştüğün günden beri ayakları burkuldu ömrümün.. Ve ben her gün bir daha ölmek için uyanır oldum uykumdan.. Paslandı gözlerim.. Sen kendin için kal yâr ben senin için giderim.. Bu defa sürgünlere giden yüreğime bedenimi de eklerim.. Bağdat olurum yıkılırım kurşunlara.. Filistin olurum kalırım duvarlar arasında.. Ama yine de İzmir'i saklarım alınyazımda.. Nerde olursam olayım unutma yâr; yarın yeni bir gün ve her yeni günde olduğu gibi senli ölüme hazırlanıyor gönlüm..!
teşekkür ederim.. puanın önemi yok begenilmesi kafi.. buda beğenilmeyecek gibi değil hani.. :)
Sureti kirlenmiş şeceresi katil bir aynanın içindeyim. Hayaletimi arıyorum. Mükellef bir kedere hariçten gazel değil yüreğim. Yolum uçurumdan geçerken mevsimsiz gülüşlerde keskin harfler kesiyor adımın yolunu: Yüzümü aşka saklayıp ağlıyorum. Manasızlığım kapıların ardında esefle hıçkırıyor. Bütün intizarları intihar ederken kuşlar ben kendi yokluğuma kefensiz duruşlar uyduruyorum. Seni sensizlikten ekliyorum düşlerime. Ah?ın sürüncemesinde kalıyor kalbim; bizarım. Ey Aşk! Sonrasızlığımın ıslak saçlarına tutunup dururken dizeler ve kapkara bir karabasan tenimin kuruluğunda yıkanırken kaosuna uzanamayan bakışlarımdan başlıyorum kendimi aşkın gamzelerine gömmeye. Geceye muhtacım yastığımın kenarında tutuşan muamma uykusuzluk için. Bu yüzden uykusuzluğumla perişan uykulara dalıp rüyalarımı paramparça ediyorum. Hayatta kalan yanlarımı zülfikarla kesiyorum sevdiğim görüyor musun? Kanla karışık ağlama şölenlerindeyim iki ucu boşlukta gezinen alfabenin dolaylarında. Kötürüm bir düşüm sesimi kovulmuşluğumla karalıyorum. Hadi düş gel ardıma saat başı yokluk çekerken zaman. Sen yağmurlarda ölmenin bedeli misin sevdiğim? Sancılı şiir tutanaklarında omuz başlarından asılıyor benim kentlerim. İz taşıyan her acıya maske oluyor yüzüm ki; iğfal edilen çocukluğumda eskiyor hiç yanı titremeyen ikindiler. Diz üstü çöküyorum içime bağışlanmaz nehirlerde ıslanıyor adanmışlığımın kasvetli iniltisi. Faille meçhulün arasını ben bozuyorum. Şimdi neye dokunsam cinayete münhasır isim olacak ellerin. Bu yalnızlık çok fazla geliyor sensizliğime. Al senin olsun cinnete sığmayan korkulu bekleyişler. Baba ihanetteyim. Ağlamasana. Ruhumu kundaklayan kanlı kabusları ağaç diplerine gömerek hüznüme sarılıyorum. Vakit: Gecesizlik. Mekan: İstanbul lamekan. Bu yüzden mekansızım ve hep mekansız kalıyor İstanbul bende. Ben beni ararken ayna yordamıyla kendimde olmadığımı görüyorum. Ama en acısı bulduklarımın aradıklarım olmayışı Usta. Aynalar pas tutuyor parmak uçlarımda. İstanbulluğumu gömüyorum içimin teneşir bahçelerine. Hayaletimin hayaleti miyim yoksa Usta? Biliyor musun kendi tanrısına eğilen kadının gözkapaklarında çırpınan ayetsizliğinde durulmuyor devrimcinin denizi. Ve kimsenin kimsesizliği kendini terk etmiyor Usta. Tene dokunan bir tümcedesin. Müntehir cümlelerine gizli özneyim. En kestirme yoluyum leyl-i Leyla gözlerinin. Bu yüzden hep sebep kalıyorsun aşka. Şimdi hangi aşk aralığında susuyorsun ben?li kaderinin? Yüzünü saçlarının arasındaki cam kırıklarıyla tarumar edip şiir mi bekletiyorsun mısra sonlarında avazının inkarı için? Ey Aşk! Yırtılmış yanlarına şarkılarımdan nakaratlar giydiriyorum. Arafta kalmışlığında kanıyor gizli yaram. Bu yara mahrem yara. Bu yara kurtlu yara. Bu yara iyileşmesin dünyada. Gidersem gelir misin benimle ayrılık için demiştim geldin ismin kaldı bende. Kalbime sunulan sevmek kadar sevsem de seni saymıyorum bu imlasız vedayı. Gideceksen ölüm gibi git. Ama gel ne olur yüzüm sana açık ruhuma kadar.
biliyorum, konuşacak birşeyimiz yok ama yine de gözlerini al gel.. elindeki yarayı, suskunluğunu, acemiliğini.. beni biri severse inanmam.. seni biri severse utanırsın.. bilmediğin bir hastalığa acımak gibi bile olsa gel.. biliyorum konuşucak bir şeyimiz yok ama ızdırabım sende, mutlaka al da gel...
"sana.. yokluğun'a.. yokoluşum'a..." "biliyorum konuşucak bir şeyimiz yok ama ızdırabım sende, mutlaka al da gel..." beni anlattığın için teşekkür ederim gamze !
efsane gerı dondu...
gmj nerelerdesin???bir sen kaldın....
|
Son Yorumlanan Cümleler
ŞEYH GÂLİB
sagopa
kolera
kolera
sagopa
tubiş
tubiş
kolera
tubiş
tubiş
kubat
osman kasap
fıkralar
okyanus
mevlana
tubiş
emre gökçe
Hz. Mevlana
birinin kadını olmak istiyorum
Dennis Wholey
offf ulann off
özdemir asaf
K.İskender
özdemir asaf
Sadi Şirazi
Ömer Hayyam
Firaki
tolstoy
özdemir asaf
Nurullah Genç
Friedrich Nietzsche
küçük iskender
İskender Pala
Murat Çelik
Fırat Bozkurt ®
Romeo ve Juliet, Perde II sahne VI :)
Yılmaz Odabaşı
özz
özz
Fazli
|
||||||||||||||||
Copyright © 2007 - 2010 BİCümle.NET Tüm hakları ALTTAN İKİNCİ ÇEKMECEDE saklıdır :D
Öyle bir cümle yazın ki çok gülelim, ibret alalım, öğrenelim, şaşıralım, hatırlayalım, mest olalım, hayatımıza kılavuz bile yapalım. İletişim linki yada bildiri [at] bicumle.net mail ile bizlere ulaşabilirsiniz. Bizi Destekleyenler : Antalya Web Tasarım - Web Hosting - ankara evden eve nakliyat - evden eve nakliyat - Seks Shop - Burçlar - ankara evden eve nakliyat - cep temaları indir - çizik giderici kalem - biber hapı ile 1 ayda 12 kilo zayıflayın. |
||||||||||||||||||
ben otomatiğe aldım sen ne yazsan bir puan:) keşke daha fazla verebilsem yüreğine sağlık..