Bicümle.NET sitemizde şuan da
TOPLAM 274 KİŞİ cümle okuyor, yorum yapıyor veya siteyi dışardan izliyor..
leyll
Yazdıklarım tamamen hüzün ürünüdür. Hiç bir kişi veyahut kurumla hiç bir ilgisi ve aşkı yoktur...


leyll profil sayfası


Yazdığı Yorumlar  
 
leyll "aşıkta gam ü bela gerektir dildar ise bivefa gerektir." Şeyh galip
.
leyll üyesinin 27 Eylül 2013, Cuma 02:01:37 tarihinde yazdığı cümleye leyll tarafından yazılan yorum ;
Cânıma meylin var ise;
Söyle !!! 
Teslim edeyim; ŞAH sensin,
Ben senin fermanına bir köleyim… !!!

Fuzûlî
leyll Ey dildar! ben ne kadar sükuta büründürse'm de kalbimi şimdi yokluğunda, yokluğunun hüznü delik de[...]
.
leyll üyesinin 26 Eylül 2013, Perşembe 02:15:29 tarihinde yazdığı cümleye leyll tarafından yazılan yorum ;
Dildare! Hüzün sarnıcında şimdi peşi sıra cümleler d/okuyorum avuçlarımdan arşa,sen yüklü... Usulca dilimden gönlüme doğru yol alırken sen!

Ve seni bilmenin hüznünün ağırlığı altında , sana eriyorum dildare!
leyll Suskunluğumu bağışla,tüm sözcüklerim s/âna duâ'da yâr...
.
leyll üyesinin 24 Eylül 2013, Salı 00:24:31 tarihinde yazdığı cümleye leyll tarafından yazılan yorum ;
Ah Leyl...
Yağmurun ayak sesinde uyuyan kalbimin
ağrı molalarında hiç doğmuş sancıları döküyorum sesimden.
Tüllenen grinin hüzzamı kirpiğime iniyor yavaş yavaş.
Avazımın göçebe hüsranları dokunuyor
giz’imin kuytularına.
Fırtına başımın üstünde.
Mecnun’un dolaştığı çöllerde yalnız kalıyor yıldızlar.
Lapa lapa yağıyor deniz avuçlarıma.
Hangi sesini dinlesem aşkın gece yine siyah kalıyor gök/yüzüme.
Ölümü öldürsem kaç yıllık ölümlülüğe çarptırılır bedenim ya leyl?

G ö z l e r i n d i r h e l a l i m.

Vuslatı çağıran ayrılıklarda büyüterek aşka mahfuz düşleri,
kalbimi yokluyorum sende can veriyor mu diye.
Kahrın kavurganlığıyla
intizarın velvelesi arasında kayboluyor
perçemine ´gün´ vurmayan uykular.
Sefilim. Zelilim.
Kurşun kadarım gövdeme.
Alnımdaki aşk izine dokunma.
Kırılır yar çehresine harını resmettiğin cehennemin şeddesi.
Kesme saçlarını ben üşümeyeyim diye.
Bas gözlerini içime tuz niyetine ya leyl!
BiLiyorsun, yar/adır bütün Sızlanmalar.


A h L e y l,
acım tufanımın sırtında.
Kambur ruhları taşıyorum
nun’a varmadan ağlayan dervişin duasında sırlanan kavlime.
Döşümde ezgisel yankıların iz/düşümü uğulduyor.
Bak, kulaklarımda asılı kalıyor yabani kuş çığlıkları.
Pencere önlerinde biriktiriyorum isyana dönük gelişlerini.


Y a L e y l!
Yıkılsın aşk muammalı yalnızlık oyunu.
Perde kana boyanmadan,
sahne arkalarında boğmadan dilimin altındaki sahici repliklerimi,
bu kez tut elimden.
Azalan denizlere kanat çırpmadan hüznüme yuvalanan rüzgar,
savurmadan saçlarıma ölü kadınların öykülerini,
bu kez tut elimden Leyl.

Nasıl olsa,
meyilliyiz morg gecelerinde aşk üzere delirmeye.
Vakte ermeyen sesin niyetsiz fırtınalarda dalgalanışında
uyutuyorum küflü yağmur yaramı.
Mahşer kalabalığında çırpınan tenhalığım
huysuz ağlayışların kaosunda yırtılıyor.
Eziliyor göğsüm kabusların ıssız kanayışlarında boydan boya.
Yabanıl yakıcılığın dağlanışıyla savuruyorum giz’ime,
güle değmeden ufalanan devşirme kederi.
Muğlak cümlelerin eşkiyalığına yatıp
uykumun derinliğinde küfürbaz katilliğimin adını saklıyorum yanağıma,
adıma yok kala.
Salkım saçak yorgunluğumla kapındayım leyl.
Öp beni kırıkları acıtan düşlerimin sızısından.
Kalbimde zevale eyvah,
nara sürgün ‘gün’ izin var.
Çıkar/sana beni beyhude ağıtlarımdan ağlatmadan.
Aşktan haberdar bu rüzgar leyl.
Baksana, ölüm sızıyor feverana çekilen gözkapaklarından.

A h L e y l,
gülüşün uçurum gibi ziyan etmeye yakın duruyor.
Ya leyl!
şehir korkakları bekliyor kalbimi.
Her defasında cesaretim (el) altından satılıyor.
Zaman zamansızlığı tetikleyen iç yangın inşirahsızlığının
zulmünde büyütüyor kahkahasını.
Daüssıla yorgunu bakışlarımdan
zift kokan devrik hecelerin tutsaklığı düşüyor.
Devrikebir bir makamın hüzünbazlığına sere serpe gömülüyor şarkılar.
Aşkın koridor boşluklarında
intihara gönüllü yalnızlığın hükümranlığına yabancılaşıyor aşina suskularım.

Ya leyl!
El vurulmuyor yaralara bu mevsim.
Dayanılacak yanı yok hasretinin,
hep mahva mülteci gözlerine düşüyorum.
şiir olup dökemez misin dizelerini kanayışlarımın kıyısına?
Tükenirken şakağımdan aşağı kayan hüsran birikintileri,
kirli kasırgalarım yıkanmaz mı ellerinin duru denizinde?
Aşk kimliğimde yangın gibi ağlıyor.
Suretimden gecenin onulmazlığı akarken
kırılmasın şarap kızılı uykuların hevesi diye.
Düşsen seferi ağrıların kirpiğine,
ayet diye tanımlanacak yüzün.

Aşk kendine doymayan şizofren bir açlık mı leyl?
Davacıyım
Ve bütün gerekçeleri
Yazdım Leyl'e
Aşksız dokunma bana
Bil ki muzdaribim
Kalbimde sensiz bir gece
Var olmadı
Ah Leyl
Senden davacıyım
Gözlerinin uğruna
Kaç dünyadan geçtim
Silmeyip gözyaşlarımı
Kaç ıslak yıldızı saydım
Sökme içimden gemileri
Limanına yanaştırma beni
Ah Leyl
Ah geceler boyu
Kalbimde dinmeyen sızı
Ah hasret ülkesi
Ah ateş-i aşk
Ah sevgili
Ah Leyl
Gittin
Ve elimde
Renksiz bir gökkuşağı kaldı
Göğü çalınmış bir çocuk gibiyim
Ne zaman yukarıya baksam
Sensiz bir gökyüzü görüyorum
Ah Leyl
Sen masmavi bir sevdayken
Renksiz bir dünya bırakma bana

Ibrahim Saki...
leyll Ey yâr! sözün mânâya değdiği noktadayım! nazarın kalpleri yaktığı demde. dilin hâle sükût etti[...]
.
leyll üyesinin 23 Eylül 2013, Pazartesi 11:58:21 tarihinde yazdığı cümleye leyll tarafından yazılan yorum ;
EyvAllah kardeşim...
leyll Ey yâr! sözün mânâya değdiği noktadayım! nazarın kalpleri yaktığı demde. dilin hâle sükût etti[...]
.
leyll üyesinin 23 Eylül 2013, Pazartesi 11:58:21 tarihinde yazdığı cümleye leyll tarafından yazılan yorum ;
Söyle ey Yâr! Seni nasıl yâd etmeliyim? 
Lâl değmeli dilime belki, 
Yüreğime Seni söyletmeliyim. 
Tahammülün bittiği noktadayım ey Yâr! 
Izdırabın bamtelini yokladığı demde. 
Çarenin çaresizliğe bîat ettiği 
Gam fırtınasının en sert estiği yerdeyim. 
Kederdeyim ey Yâr! 
Güneşin unutulduğu, yıldızların tutulduğu, 
Işığını Seninle yitirmiş 
Zulmet ülkesindeyim. 
Şimdi Sen söyle ey Yâr! 
Ruh hicrete götürmez mi bedeni? 
Korkunun ellerinden tutmaz mı ümit? 
Sevgin bitkin bir yolcuya kuvvet olmaz mı? 
Sahralar yorgun adımlarla da aşılamaz mı? 
Takatin bittiği yerde Yâr yetişmez mi? 
Nâçârım diye inlesem cevap gelmez mi? 
Hem gözyaşı ki en sağlam setleri dahi yıkmaz mı? 
Acılar ruhlarda iz bırakmaz mı? 
Serden geçen Yâre ulaşamaz mı? 
Nasıl anlatayım sevdamı başka? 
Mürekkep ağlamadan kalem konuşamaz mı? 
Eksik satırlarla da merâm anlatılamaz mı? 
Sen söyle ey Yâr! 
Bu kalpte bu aşk ebeden kalamaz mı? 
Gözlerim tebessümünden bir nebze alamaz mı? 
Kendini yitiren, ey Yâr Seni bulamaz mı? 

Melâl
leyll Yamaçlarımda senli güzel düşerim var, ama düşlerime damlayan zehir de sensin yâr...
.
leyll üyesinin 23 Eylül 2013, Pazartesi 00:52:16 tarihinde yazdığı cümleye leyll tarafından yazılan yorum ;
Anlamadım yâr 
Sen mi yâr olmadın yoksa ben mi yarenlikten uzaktım? Hangi kıyıya vurmuştu aramızdaki eksik o taş? Hangi şarkıda yarım kalmıştı notamız? Hangi satır içine sığdırabilmişti de seni; sen bulunmazım olmuştun? 

Ah yâr sana bağlamazsam sözcüklerimi, hep anlamsızlık oluyor yüreğimin dili. Sana bağlandığında da gözyaşına paralel oluyor. Yok mu önümde senden gayri gidecek bir yol?
İçim yine aynı mısra´ları tekrarlıyor.
leyll Sanman ki taleb-i devlet ü câh etmeye geldik, biz aleme bir yar için âh etmeye geldik... [...]
.
leyll üyesinin 22 Eylül 2013, Pazar 01:02:33 tarihinde yazdığı cümleye leyll tarafından yazılan yorum ;
'Yılın en uzun gecesinin hangi gece olduğunu müneccimler ile takvim düzenleyenler asla bilemezler. Onun hangisi olduğunu ancak gama müptela olmuş aşık bilir.''

İskender Pala - Katre-i Matem
leyll "alemi ekber içimizdedir..." hazreti ali r.a
.
leyll üyesinin 21 Eylül 2013, Cumartesi 14:07:03 tarihinde yazdığı cümleye leyll tarafından yazılan yorum ;
Kim Ehl i Beyti sever ona karşı sevgi beslerse,o kurtulmuştur...
leyll Ebû hüreyre ile İbni Ömer radıyallahu anhüm'den rivayet edildiğine göre bu iki sahâbî resûlullah sal[...]
.
leyll üyesinin 20 Eylül 2013, Cuma 01:45:34 tarihinde yazdığı cümleye leyll tarafından yazılan yorum ;
İbn Mes'ud (r.a.) den yapılan rivayette, Rasulüllah (s.a.v.) Efendimizin, cumaya gitmeyip geri kalan bir kavme şöyle buyurduğu belirtilmektedir:

"Azmettim ki, insanlara namaz kıldırması için bir ada­ma emredeyim, sonra da cumaya gitmeyip geri kalanların üzerine evlerini yakıp (yıkayım)."[414]

Ebu Hüreyre ve İbn Ömer'den (r.a.) yapılan rivayette, Rasulüllah'ın (s.a.v.) minberi üzerinde şöyle buyurduğunu işittikleri belirtilmektedir:

"Ya şu kavim ve topluluklar cumayı terketmekten vaz geçerler ya da Cenab-ı Hak onların kalplerinin üzerini mühürler de hepsi de gafillerden olurlar."[415]

Ebu Ca'd ed-Dameri'den rivayet edilmiş ki, onun Rasulüllah (s.a.v.) ile sohbeti vardır. Rasulüllah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

"Kim gevşeklik göstererek üç cumayı (üstüste) terkederse, ALLAH onun kalbini mühürler."[416]

Abdullah b. Amr (r.a.) dan yapılan rivayete göre, Peygamber (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmuştur:

"Cuma (namazı) nidayı (cuma ezanını) işiten kimseye gereklidir (farzdır)."[417]

Hafse (r.a) dan yapılan rivayete göre, Peygamber (s.a.v) Efendimiz şöyle buyurmuştur:

"Ergen olan her erkeğe cumaya gitmek vacibdir."[418]

Tarık b. Şihab (r.a.) dan yapılan rivayete göre, peygamber (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmuştur:

"Cuma namazı cemaat halinde her müslüman üzerine vacib bir haktır; ancak şu dört kimse müstesna: Başkasının mülkü olan köle, kadın, çocuk ve hasta"[419]
leyll Öylesine de olsa gelsene... sev(e)mem diye korkma beni... fazla durmazsın,iki dakika "aşk üst[...]
.
leyll üyesinin 18 Eylül 2013, Çarşamba 00:45:39 tarihinde yazdığı cümleye leyll tarafından yazılan yorum ;

 
Yorumları Sayfala  
  1  
  2  
  3  
  4  
  >>  
Copyright © 2007 - 2015 Cümle.NET Tüm hakları ALTTAN İKİNCİ ÇEKMECEDE saklıdır :D
Öyle bir cümle yazın ki çok gülelim, ibret alalım, öğrenelim, şaşıralım, hatırlayalım, mest olalım, hayatımıza kılavuz bile yapalım.
İletişim linki yada bicumle.iletisim [at] gmail.com mail ile bizlere ulaşabilirsiniz.