Bicümle.NET sitemizde şuan da
TOPLAM 172 KİŞİ cümle okuyor, yorum yapıyor veya siteyi dışardan izliyor..

Ahmed Refik Altınay

\"\"ALTINAY (Ahmed Refik), tarihçi ve yazar (istanbul 1880-ay.y. 1937). Ürgüp il­çesinin, Gürlükçüoğulları ailesinden Ahmed Ağanın oğlu. Askerî okullarda tahsilini yap­tı ve Harbiye\'yi bitirdi, piyade teğmeni olarak orduya katıldı (1898). Askerî okullar­da coğrafya, daha sonra Fransızca öğretmen­liği yaptı, lrtika, Malûmat, Hazine-i Funun, Mecmua-i Ebüzziya\'ya yazılar yazdı. Tercii- man-ı Hakikat gazetesi başyazarlığında bu­lundu. ikinci Meşrutiyet\'ten sonra Harp o- kulu tarih öğretmenliğine getirildi. Millet gazetesi başyazarı oldu. Lâle Devri, Köprü­lüler, Tarihi Simalar, Felâket Seneleri, Ka­dınlar Saltanatı gibi eserleri çeşitli gazeteler­de tefrika edildi. Genelkurmay yayın şube­sinde görevlendirildi. Askerî Mecmua\'nın ya­yınını idare etti (1909). Tarihi Osmani en­cümenine daimi üye seçildi, bir heyetle Fran­sa\'ya gönderildi. Askeri Sansür müfettişliği­ne tayin edildi (1912). Balkan harbi sonunda emekliye ayrıldı. Kütüphaneler ve devlet ar­şivinde çalışarak tarihî eserlerini tamamla­dı. Yüzbaşı rütbesiyle tekrar orduya çağı­rıldı. Sansür Genel müfettişliği vazifesi veril­di. Rusya\'ya dair yazdığı bir seri makalede Kavalalı Mehmed Ali Paşayı tenkit etti­ğinden sadrazam Sait Halim Paşa tarafından Ulukışla\'ya arpa ve saman memuru olarak gönderildi. Bu vazife ona, Nevşehirli Da- mad ibrahim Paşa hakkında araştırmalar yapmak imkânı verdi. Eskişehir Sevk ko­misyonu başkanlığı sırasında hastalanarak İstanbul\'a geldi. Harbiye nazırı Enver Pa­şanın aracılığı ile İstanbul\'da oturmasına izin verildi. Tarihte Osmanlı Neferi, Yirmi Beş sene Siper Kavgası gibi tamamen asker lere ait risaleler çıkardı. Birinci Dünya sa­vaşı sonunda Ermenilerin Türklere karşı yaptıkları eziyetleri yerinde incelemek amacıyla, yabancı gazetecilerden kurulu bir heyetin başında olarak, Batum, Kars, Arda­han, Artvin, Erzurum. Erzincan ve Trab­zon havalisini gezdi. İki Komite-iki Kıtâl ve Kafkas Yollarında adlı iki eserinde gö­rüşlerini yazdı (1919).Ahmed Refik Birinci Dünya savaşının so­nunda terhis edilerek, 1918\'de, Mehmed Arif Beyin yerine, İstanbul Dârülfünunu Osman­lı tarihi muallimliğine tayin edildi ve bir yıl sonra da müderrisliğe yükseltildi. Daha sonra Türkiye tarihi müderrisi oldu. Abdur- rahman Şeref Beyin ölümü üzerine de Türk Tarih encümeni başkanlığına seçildi. Darül­fünunun 1933\'te üniversite haline getiril­mesi suretiyle yapılan ıslahat sonunda, açık­ta kalarak zarurete düştü.Ahmed Refik Beyin en büyük hususiyeti, halka tarih zevkini aşılamış olmasıdır. Yüz elliye yakın \"eserinin bir kısmı etraflı araş­tırmalara dayanmakla beraber, büyük bir kısmı, hakikatleri tahrif etmeden, tarihî ro­man tarzında yazılmıştır. Birçok manzume ve şarkısı vardı. Şarkılarının çoğu beste­lendi. Şiirleri, Gönül adlı bir kitapta yayım­landı. Tercüme ettiği dört eser vardır. Ken­disi çok neşeli ve içkiye fazlaca düşkün bir insandı.
Son Güncelleme 03 Ekim 2011, Pazartesi 13:55:17

Geçen Haftanın Cümlesi

Copyright © 2007 - 2015 Cümle.NET Tüm hakları ALTTAN İKİNCİ ÇEKMECEDE saklıdır :D
Öyle bir cümle yazın ki çok gülelim, ibret alalım, öğrenelim, şaşıralım, hatırlayalım, mest olalım, hayatımıza kılavuz bile yapalım.
İletişim linki yada bicumle.iletisim [at] gmail.com mail ile bizlere ulaşabilirsiniz.