Bicümle.NET sitemizde şuan da
TOPLAM 184 KİŞİ cümle okuyor, yorum yapıyor veya siteyi dışardan izliyor..

Ahmet Muhip Dıranas

Cumhuriyet dönemi şiirinin önde gelen ustalarından olan Ahmet Muhip Dıranas, 1908'de Sinop/Salı köyünde doğdu, 27 Haziran 1980'de Ankara'da yaşama gözlerini yumdu, Sinop'ta toprağa verildi. Aile soyadı "Dranas" biçimindeyken o, mahkeme kararıyla "Dıranas" yaptı. Muhip Atalay imzası ile ilk şiirlerini Milli Mecmua ve Servetifinun'da yayımladı. Ahmet Muhip, ilköğrenimini Sinop'ta, ortaöğreni­mini ise Ankara Erkek Lisesi'nde tamamladı. Bir süre Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne devam etti, yarım bırakarak çalışma hayatına atıldı. Ulus gazetesinde yazdı, Hakimiyet-i Milliye gazetesine girdi (1930 - 1932). İki yıl sonra gazeteden aynlarak, İstanbul'a gitti. Üniversite öğrenciliğini İstanbul'da, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe bölümünde sürdürdü. Bu yıllarda aynı zamanda Güzel Sanatlar Akademisi Kütüphane Müdürlüğü görevini yürüt­tü.1938'de yeniden Ankara'ya döndü. CHP Genel Merkezi nde Halkevleri Kültür ve Sanat Yayınlanılın yönetmenliğini yaptı (1938 - 1942). Buradan askerliğini yapmak üzere Ağrı'ya gitti (1942 - 1945). Yedeksubay olarak geçen askerlik yaşamında şiiri için çok önemli kaynaklarla karşılaştı. Askerlik dönüşü Çocuk Esirgeme Kurumu Neşriyat Müdürlüğü görevinde bulundu (1946 - 1949), daha sonra da bu kuruma başkan oldu (1957). Dıranas, Zafer gazetesinde günlük fikralar yazdı (1949), bu gazete DP yanlısıydı. Dıranas da aynı partiden politikaya katıldı. Ankara İl Genel Meclisi ve Belediye Meclisi üyeliği yaptı. Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanlığına seçildi. Devlet Tiyatrosu Edebî Kurul Başkanlığı, Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu üyeliği gibi görevlerde bulundu (1957 -1970). Dıranas şiire henüz on dört yaşında bir ortaokul oğrencisiyken Kelebek dergisinde yayımladığı ilk şiirle öğretmenlerinin dikkatini çekti. Ankara Atatürk Lisesi'ndeyken edebiyat öğretmeni Ahmet Hamdi Tanpınar'ın şiir anlayışının etkisinde kaldı. İlk yıllarında Gharles Baudelaire'den yaptığı çeviril­er nedeniyle,Baudelaire şiirine "yakın olduğu ileri sürüldü, bu eğilimini bir özellik haline getirerek, şiirinin yönünü çizdi. Şiirde her an gelişmelere ve değişmelere açik kalmak koşuluyla yaşamının  sonuna kadar bu özelliğini korudu.Dıranas ‘ın ilk yayımlanan şiiri “Bir Kadına” Muhip Atalay imzasıyla Milli Mecmua ‘da yayımlandı.(5 Eylül 1926)Aynı isimle Servetifunun dergisinde de şiirleri yayimlandı.(1928) Daha sonra Dıranas ya da Dranas soyadıyla şiirler yayımlandı ve hececi şairler arasında edkin oldu: Hep Genlik (1930), Görüş" (1936),-Gündüz (1937), Oluş (1939), Ülkü (1-944); Sanat ve Edebiyat Gazetesi (1947), Şadırvan (1949); Hisar (1964), Yeni İnsan (1964). Dıranas'ın iki de oyunu bulunuyor. Öte yandan Tevfik Fikret'in' 62 şiirinin dil-içi çevirisini yaptı. Bu şiirler içinde ünlü "Tarih-î Kadim" şiiri de var. Fransızcadan da bâzı oyun ve inceleme kitaplarını Türkçeleştirdi.

Ahmet Muhip Dıranas, Fahriye Abla" şiiriyle ve 1947'de CHP'nin,piyes yarışmasında ikincilik alan "Gölgeler" adlı oyunuyla ünlendi. Dahası Ahmet Muhip Dıranas adı “Fahriye Abla" adının göl­gesinde kaldı.  Çünkü şiir açısından bakıldığında o güne kadar hece şiiri içinde yer alan Hecenin Beş Şairi ve Yedi Mealeciler grubunda olmadan da, güçlü şiirler yazdı. Dıranas, Ankara ve İstanbul'da geçen çocukluk, öğrencilik yıllarının ardından askerlik görevi için gittiği Ağrı'da Anadolu insanını daha yakından  tanıma olanağı buldu. Oradan edindiği birikimle yalın şiirler yazdı. O şiirleri yazmak için de topluma o gözle bakmaya özen gösterdi. Çünkü ona ün kazandıran Fahriye Abla şiirinin sevilmesi aslında: Fahriye Abla'nın yaşayan biri, gerçekçi biri olmasından kaynaklanır. Kaynağı Anadolu'dur. Kaynağı halk insanıdır. Çünkü bu şiirde adı geçen "Fahriye Abla" aslında toplumda canlı kardı bir tip. İşte Mehmet Kemal'in yazdık­ları: " Ahmet Muhip'in gençliği, eski Ankara'nın Cebeci semtinde, Hamamönü'ne yakın mahallelerde geçmiştir... Akşamüstleri kapı önüne man­gallar konur; yellenir. Mangal yakılmamışsa ocaklar ateşlenir.Akşam yemekleri hazırlanır. Bu mahalle lerde oturanlar, genellikle kentin yerlisi değildir. Uzak yerlerden gelmiş göçmenlerdir. Şair, 'Hava keskin bir kömür kokusuyla dolar', derken mahalledeki bu akşam hazırlığım anlatmak ister.Daha gün batmadan kapılar kapanır, Afyon ruha  gibi baygın mahallede telaş eksilir. Bir hayal kalır. Bu hayal Fahriye Abla'dır. Gözleri, dişleri, ak pak gerdanı ile hulyasındaki geniş aydınlığa gülen Fahriye Abla'dır. Güzel komşu!" Dıranas, şiirde doğallıktan, yenilikten yana oldu. Onun şiir üzerine görüşleri, daha doğrusu gazete ve dergilerde yayımlanan sanat yazıları da ölümün­den sonra kitaplaştı. Orada eski edebiyattan, özellikle divan edebiyatından söz etti: "Eğer bir gün çocuğum Divan edebiyatından bir şeyler umarak onun için ömrünü harcarsa, bu ömrü heba olmuş sayacağım.Divan edebiyatı insansız bir edebiyattır. Bütün dünya sanat tarihlerini karıştırın Hiçbir edebiyat bu kadar pasif ve bu derece statik olmamıştır. Yıkılan Osmanlı Sarayı ne idiyse, Divan edebiyatı da odur. Türk edebiyatının kısır, kalmasının günahı boynunadır.Dıranas da,ömrünü ölçü ve uyaktan vazgeçmeden şiire adadı. Kullandığı ölçü dizileri duraksız 8-14 heceliler oldu. Ama 15,20 heceliler de yer aldı. Yalın söyleyişe önem verdi, ama yer yer açık olmayan anlatımlar ,imgelerdende vazgeçemedi. Dilsel anlatıma verdiği önemi, sürekli kendini yenileyerek ortaya koymaya çalıştı. Muzaffer Uyguner, "Dıranas, ölçüye verdiği değeri ve yeri uyaktanda esirgememiştir. Bunu hiç ihmal etmemiş ve eskimemiş, yıpranmamış uyaklar bularak şiirine yeni olanaklar getirmiştir" der. Dıranas'ın düzyazıları ölümünden sonra kitaplaştırıldı. Oradaki sanat edebiyat üzerine görüşleri onun şiirini daha iyi anlamamıza katkıda bulunacaktır. Dıranas'ın, "Yazılar" adı verilen bu kitabını (Adam Yayınlan, 1995.) kendisi derlemeye başladı, ancak tamamlamaya ömrü yetmedi ve eşi Munıre Dıranas tamamlayabildi. 1937- 1975 arası 40 yıllık bir dönemi kapsıyor. Ve şarin gözlerini yaşama yummasının üzerinden neredeyse , 15 yıl geçtikten sonra gün yüzüne çıkıyor.Kronolojik olarak biraraya getirilen “Yazılar”'a önsöz yazan Munire Dıranas , "Bir büyük sanatçının güçlü  kaleminden çıkan ve güncelliğini koruyan bu yazıları Türk edebiyatına kazandırmaktan sevinçliyim , mutluyum” diyor. Ulus gazetesinden Güzel Sanatlar dergisine, Hisar dergisinden Vatan Gazetesine ya da Zafer'e kadar onlarca yazı yer alıyor kitapta. Yazılarsa, musikiden edebiyata, târihten Tanpınar'a kadar pek çok konuyu içeriyor.

Başlıca Eserleri .

Şiir: Şiirler (1974) Kırık Saz (1975 T. Fikret'ten).

Oyun:Gölgeler (1947), O Böyle İstemezdi (1948 - Bu iki oyun Devlet Tiyatrosu ile İstanbul Şehir Tiyatrosu ‘nda oynanmıştır.)

Çeviri Oyun: Aptal (1940 - Dostoyevski'den uyarlayanlar F. Neziere / S.W. Bienstock).

İnceleme: Fransa ‘da Müstakil Resim (1937 – İki Cilt C.Sıtkı ile birlikte).
Son Güncelleme 01 Ekim 2011, Cumartesi 09:25:59

Geçen Haftanın Cümlesi

Copyright © 2007 - 2015 Cümle.NET Tüm hakları ALTTAN İKİNCİ ÇEKMECEDE saklıdır :D
Öyle bir cümle yazın ki çok gülelim, ibret alalım, öğrenelim, şaşıralım, hatırlayalım, mest olalım, hayatımıza kılavuz bile yapalım.
İletişim linki yada bicumle.iletisim [at] gmail.com mail ile bizlere ulaşabilirsiniz.