Bicümle.NET sitemizde şuan da
TOPLAM 178 KİŞİ cümle okuyor, yorum yapıyor veya siteyi dışardan izliyor..

Anton Pavloviç Çehov

\"\"Rus yazan (Taganrog 1860-Badenweiler, Almanya 1904). Bir azatlı kölenin torunu; küçük bir taş­ra bakkalının oğlu. Toprak köleliği dü­zeninin bir süre önce kaldırıldığı taşra il­lerinin mutlu havası içinde büyüdü. Yakın bir aile dostu yüzünden varını yoğunu kay­beden ailesi Moskova\'ya göç etti. Ortaokula devam eden Anton, Taganrog\'da kaldı ve Moskova\'da büyük bir yoksulluk içinde ya­şayan ailesine yardım etmek için mizah dergilerine hikayeler göndermeye başladı. 1879\'da Moskova Tıp fakültesine girdi. O sırada bir yazar olarak para kazanıp ai­lesinin geçimini sağlamaktan başka bir amacı yoktu. 1884\'te Voskressensk, sonra da Zvenigorod hastahanesinde görev aldı. İlk hikaye kitabı o yıl yayımlandı; Bukalemun (Haneleon) [1884], Prişibiyev Çavuş (Unter Prichibelev) [1885] ve Vanka (Vanka) [1886] adlı hikayelerindeki tipleri yarattı. Bu sıra­da birer perdelik kısa komediler de yazdı: Tütünün Zararları (O Vrede Tabaka) [1886], Ayı (Medved) [1888], Teklif (Predlozenie) [1888], Evlilik (Jenitba) [1889], Jübile (Yu- bilei) [1891]. Bu dönemde yazdığı oyunların en önemlisi İvanof (İvanov) [1887] adlı dra­mıdır. Büyük bir yazar olarak gerçek ününü Bozkır (Step). [1888] adlı uzun hikâyesiyle sağladı. Hikâyeleri, artık mizah dergilerin­de değil, edebiyat dergilerinde yayımlanı­yordu. O yıllarda Rusya\'da önemsiz görü­len küçük ve büyük hikâye türü, Çehov ile birlikte önemli bir edebiyat ürünü sayılma­ğa başlandı. Şöhrete ulaşır ulaşmaz sert tenkitlerle karşılandı «siyasi bilinçsizlik» ile suçlandı. 1890 Yılında kendisi gibi verem­li olan kardeşlerinden birinin ölümü üze­rine kürek mahkumlarının bulunduğu Sahalin adasına bir gezi yaptı; bu geziyle ilgili izlenimlerini Osrov Sahalin (Sahalin Adası) [1893] adlı kitabında topladı. Yabancı ülke­lere ilk defa yaptığı yolculukta Avusturya, italya ve Fransa\'ya gitti. 1591 Yılında Mos­kova yakınlarında Melikovo çiftliğini satın aldı. Kıtlık ve kolera salgını başlayınca yeniden doktorluğa döndü. Köylere okul ve yol yapımında faal bir rol oynadı. Melikovo\'da geçirdiği yıllar (1891-1897) son de­rece verimli oldu: 1892\'de Ağustos Böceği\', (Kuzneçik) ve 6 Numaralı Koğuş (Palato No. 6), 1896\'da da Çardaklı Ev veya Bir Ressamın Hikâyesi (Dom s Mezaninom) adlı hikâyelerini yayımladı. 1896\'da Martı (Çayka) adlı oyununun uğradığı gürültülü başarısızlık ve basının kinci saldırıları has­talığının ağırlaştığı bir döneme rastladı. On­dan sonra Çehov\'un göç dönemi başlar. 1897-1898 Kış aylarını Nis\'te (Gounod So­kağı, 9 numaradaki «Pension Russe» adlı pansiyonda) geçirdi; Dreyfus olayını bura­dayken takip etti ve Zola\'nın bu olay kar­şısındaki tutumunu hayranlıkla onayladı. 1898\'de sonradan karısı olan Stanislavski ti­yatrosu oyuncularından Olga Knipper ile tanıştı. 1899\'da Yalta\'da arazi satın aldı; burada bir ev yaptırdı ve çevresini ağaç­larla donattı. Ev, şöhretlerin uğrak yeri oldu. Çehov Gelenler arasında Bunin, Şalyapin, Korolenko, Kuprin, Rahmaninof, Stanislavski gibi ünlü sanatçılar vardı. Çehov, genç Mak­sim Gorki ile ilgilendi; 1902 yılında Rus akademisi, siyasi sebeplerle Gorki\'yi üye­likten çıkarınca Çehov, 1899\'dan beri üyesi bulunduğu akademiden istifa etti. Has­talığına rağmen çalışmalarını sürdürdü. 1898\'de Kılıflı Adam\'ı (Çelovek v Futlyare) ve Tolstoy\'un yüksek sesle oku­maktan haz duyduğunu söylediği Duçetka\' yı; 1899\'da Köpekli Kadın\'ı (Dama s Sobaçkoy) ve Gelin\'i (Nevesta) yazdı. Hayatı­nın son yıllarında ise, en büyük üç oyu­nunu yarattı: Vanya Dayı (Dyadya Vanya) [1897], Üç Kızkardeş (Tri Sestri) [1900], Vişne Bahçesi (Vişneviy Sad) [1903], 1904 Yılında eşi Olga Knipper ile birlikte Ba- danweiler\'e gitti; orada öldü. Çehov, dostlarıyla birlikte olmaktan, içkiden ve kadın­dan hoşlanırdı. Sürekli olarak para sı­kıntısı çektiğinden yazı yazmak onun için gündelik bir ödev olmuştu. İnsanlığı ve güçlü kişiliği, bir kölenin torunu olan Çehov\'un «ruh hürriyetim» kazanmasını sağ­ladı. Bayağılıktan, yalandan ve insanı al­çaltan her şeyden nefret ederdi. Aleksandr III ve Nikolay H\'nin hükümdarlık dönem­leri Rusya\'sını yansıtan hikâye ve oyun­larının yüceliği, silik ve basit kişilerin günlük yaşantılarını anlatmaktaki ustalı­ğından gelir. Tolstoy\'u hayran bırakan di­li, sade, özlü ve ölçülüdür; tumturaklı olmayan üslubu ise ince bir alaycılıkla yük­lüdür. Dram tekniği alanında rus tiyat­rosuna büyük yenilikler getirdi: tiyatroda alışılmış, köhnemiş ve gösterişçiliğe daya­nan geleneklere son verdi. Bir çevrenin ha­vasını yansıtan dolambaçsız büyük oyunları, yoksullaşmış rus soylularının ömür tü­kettikleri köhne malikânelerdeki yavan ya­şantılarını dile getirir.
Son Güncelleme 03 Ekim 2011, Pazartesi 14:02:33

Geçen Haftanın Cümlesi

Copyright © 2007 - 2015 Cümle.NET Tüm hakları ALTTAN İKİNCİ ÇEKMECEDE saklıdır :D
Öyle bir cümle yazın ki çok gülelim, ibret alalım, öğrenelim, şaşıralım, hatırlayalım, mest olalım, hayatımıza kılavuz bile yapalım.
İletişim linki yada bicumle.iletisim [at] gmail.com mail ile bizlere ulaşabilirsiniz.